Kapat
 
 Firmanı Ekle - Arama Arşivi - Site İçi Arama:      


  Tüm İlçeleri
 Adalar
 Avcılar
 Bağcılar
 Bahçelievler
 Bakırköy
 Bayrampaşa
 Beşiktaş
 Beykoz
 Beyoğlu
 Büyükçekmece
 Çatalca
 Eminönü
 Esenler
 Eyüp
 Fatih
 Gaziosmanpaşa
 Güngören
 Kadıköy
 Kağıthane
 Kartal
 Küçükçekmece
 Maltepe
 Pendik
 Sarıyer
 Silivri
 Sultanbeyli
 Şile
 Şişli
 Tuzla
 Ümraniye
 Üsküdar
 Zeytinburnu
  Gazete Oku
 Akşam
 Birgün
 Bugün
 Cumhuriyet
 Evrensel
 Güneş
 Halka Tercüman
 Hürriyet
 Kurultay
 Milli Gazete
 Milliyet
 Ortadoğu
 Radikal
 Sabah
 Star
 Şok Gazetesi
 Takvim
 Türkiye
 Vakit
 Vatan
 Yeni Asya
 Yeniçağ
 Yeni Mesaj
 Yeni Şafak
 Zaman
  Önemli Adresler
 118 Rehber
 Adsl Kota Bilgi
 Askerlik İşlemleri
 Aöf Sonuçları
 Çalıntı Oto Sorgu
 Ehliyet Sonuçları
 IETT Seferleri
 Igdaş Borç Sorma
 Iski Borç Sorma
 Kpss Sonuçları
 M.E.B Sınav Sonuç
 Pasaport Başvurusu
 Piyango Sonuçları
 Sahte Para Sorgu
 Sayısal Loto
 Ssk Gün Hesabı
 Sürücü Puanı Sorgu
 Tc No Sorgu
 Tren Bilet Satış
 Vergi No Sorgu
 Önemli Telefonlar
 Ösym Sonuçları

EYÜP SULTAN'IN HİKÂYESİ

Tarih: 20.08.2010

EYÜP SULTAN'IN HİKÂYESİ, Hz. Muhammed’e Medine'de mihmandarlık yapan Ebû Eyyûb, Bedir, Uhud, Hendek savaşlarına katıldı.


Yaşamla ölüm arasındaki ince çizgi

"Ramazan geliyor" derken geldi ve çattı... Hatta bugün onuncu gününü yaşıyoruz. Şehir dışına çıksam mı, çıkmasam mı derken en iyisi bu haftayı İstanbul'da geçireyim dedim. Sonuç olarak evden çıkmam ve havayı solumam gerekiyordu ki, öyle yapıp kendimi yollara vurdum. Nereye gitsem diye düşündüm uzunca bir süre sonra kendi kendime dedim ki, "Ayakların nereye isterse oraya git" Birkaç kişiye danışırken çok sevdiğim gazeteci bir dostum Ersin, "Bu hafta da Eyüp Sultan'a" git deyince uzun zamandır uğramadığım o mekânı ziyaret etmenin de anlamlı olacağını düşündüm...

KUTSAL ZİYARET YERİ

Çocukluğumdan beri bende önemli bir yeri olan Eyüp Sultan'ın o mistik havasını solumak heyecanlandırmadı değil beni. Özellikle Eyüp Sultan'ın hemen ardındaki meydandaki kalabalığı gördükten sonra bu hafta ne kadar doğru bir karar verdiğimi bir kez daha anlamış oldum... Eyüp Sultan Camii sıradan bir yer değil. Cami olmasının yanı sıra kutsal bir ziyaret yeri. Yabancı turistlerin arasına karışıp her sene özellikle Kadir Gecesi gittiğim yeri bu kez bir turist edasıyla dolaşmak güzeldi aslında. Ben camiye adımımı atarken ikindi namazı okunmaya başladı ve herkes hep birlikte namaza durdu. Caminin bahçesine girişte özellikle Pazar günleri gidiyorsanız inanılmaz telaşlı bir kalabalıkla karşılaşabilirsiniz. Aralarına karıştığım tur kafilesinin başındaki rehberin anlattıklarına kulak kesildim ben de... Rehberin anlattığına göre, 1458 yılından yani İstanbul'un Fethi'nden beş sene sonra defalarca tamir gören caminin minareleri önceden kısaymış. Daha sonradan uzatılmış. 1823 yılında ise Haliç'e bakan minare düşen yıldırım nedeniyle yeniden inşa edilmiş. Caminin bir başka özelliği ise bu kadar çok kabir, türbe ve lahitin birarada başka bir yerde görülemeyeceği. Üstelik burada Necip Fazıl, Fevzi Çakmak, Ferhat Paşa, Mehmet Paşa, Siyavuş Paşa, Beşir Fuad, Ahmet Haşim, Ziya Osman Saba, Sokullu Mehmet Paşa gibi isimlerin de mezarları bulunuyor. Rehberin anlattıklarını dinledikten sonra avludan çıkıyor ve Eyüp Sultan'ın türbesine doğru yol aldık. Hem yabancı turistler hem de Ramazan dolayısıyla türbeyi ziyaret edip, dua etmek isteyenlerin peşine takıldım ben de. Türbeye girişte marketlerde sebze reyonlarında görmeye alıştığımız bir sistem getirilmiş. Ayakkabılarınızı çektiğiniz poşetlere koyuyor ve sırayla türbenin içerisine giriyorsunuz. Aynen uyguladım ve içeri giriş yaptım. Yaptığım anda yeniden büyülendiğimi fark ettim. Eyüp Sultan'ın kim olduğuna ve neden bu kadar ziyaretçi aldığına gelince... Eyüp Belediyesi yardımcı oluyor ve oradan tüm bilgileri alıyorum...

EYÜP SULTAN'IN HİKÂYESİ

"Hz. Muhammed’e Medine'de mihmandarlık yapan Ebû Eyyûb, Bedir, Uhud, Hendek savaşlarına katıldı. Kendisinin Halid ve Muhammed adlı iki oğlu, Umre adında bir kızı vardı.

Hz. Muhammed, İstanbul'un fethini ashâbına anlatıp, "İstanbul elbette feth olunacaktır, onu fetheden kumandan ne güzel kumandan, onu fetheden asker ne güzel askerdir" diye müjdelemiştir. Daha sonra Yezid kumandasındaki Müslümanlar İstanbul'u kuşattılar. İslâm’ın dünyanın dört bir yanına yayılması konusunda gayrete sahip olan Müslümanlar İstanbul'un fethi ve İslâm devletinin sınırlarına dahil olmasını şiddetle arzuluyorlardı. Eyüp Sultan da bunun için epeyce çalıştı. Eyüp Sultan yaşının çok ilerlemesinden dolayı İstanbul'a yaklaştıkları bir sırada hastalanmış, Yezid'e, öldüğü takdirde cenazesinin hemen gömülmeyerek ordunun varacağı en ileri noktaya kadar götürülmesini ve o yerde gömülmesini vasiyet etmişti. Burada defnedilen Eyüp Sultan Müslümanların bir sembolüdür.

1453 yılında Fatih Sultan Mehmet Eyüp Sultan’ın kabrini bulmak istedi. Padişah bu isteğini hocası Ak-Şemsettin’e iletti ve Şeyh Eba Eyyup’un kabri olduğunu bildirdiği yer bir iki arşın kadar kazılınca bir beyaz mermer çıkacağını anlattı. Orası kazıldı, Ak-Şemsettin’in dediği gibi beyaz mermer meydana çıktı, mermerin üzerinde “Haza kabri Halit İbn-i Zeyd” ibaresi yazılıydı.

Kabir bu suretle belli olunca silâhtar, padişahın emriyle kendisi tarafından yerleri değiştirilen çınar dallarının ne yapılacağını Ak-Şemsettin, dalların sonradan dikildiği yerin Eba Eyyup’un yıkandığı mevki olduğunu ifade etti ki, şimdi Eyyup türbesinin hacet penceresi karşısında etrafı demir parmaklıkla çevrilmiş olan yer bu mevkidir.

Eyüp Sultan’ın kabrinin bulunmasından sonra burada şehrin ilk külliyesi oluşturuldu ve o gübnden sonra burası bir ziyaret yeri oldu”

PİER LOTİ TEPESİ

Türbeden çıktığım zaman dikkatimi çeken bir başka konu yine her türbede olduğu gibi kadınların paket paket şeker ve lokum dağıtması. Buraya gelip, dilek dilemişler. Dilekleri olmuş ve bunun karşılığında herkese şeker ve lokum dağıtmak için söz vermişler... Derken turist kafilesinden ayrılıyorum ve kendimi Pier Loti'nin yoluna vuruyorum... Pier Lotti'yi görmeden Eyüp turu atmanın bir mânası olmaz sanırım. Kısa bir yürüyüşten sonra karşıma teleferik çıkıyor. Teleferiğe sekizerli biçimde binerek yol alıyoruz. Altımızda mezarlık, karşımızda Haliç manzarası Pier Lotti'ye çıkarken fotoğraf çekmeyi de ihmal etmiyorum. Pier Loti'nin de anlatılan ilginç bir hikâyesi var elbet. Fransız romancı Pier Loti, gerçek adı Louis Marie Julien Viaud aynı zamanda bir deniz subayıydı. İstanbul'u ziyaret eden Loti, buradan çok etkilendi. Etkilenmesinin ardında romanlara da konu olan Aziyade isimli bir hanımdı. Türkleri çok seven Loti'nin, pek çok şiirinin ve eserinin de çıkış noktasının bu tepe olduğu söyleniyor. Eyüp sırtındaki Pierre Loti Kahvesi, bütün Haliç’in tepeden görülebildiği, doğal ve sakin bir mekân. Eyüp'ten Haliç'i kapsayacak şekilde Eminönü'nü gören bu tepe yerli olduğu kadar yabancı turistlerin de ilgisini çekiyor. Tepenin diğer bir mistik yanı ise yaşam ve ölüm arasındaki o ince çizgiyi gözlerinizle görmeniz...

HAT YAPTIRMADAN DÖNMEYİN

Pier Loti'deki kahvelerin ordan teleferiğe geri dönerken çeşitli tezgâhlar göreceksiniz. Bunlardan biri de Murat Ağabey'inkisi. Murat Ağabey bir hat ustası. Böyle mistik bir yerden onun yanına uğramadan ve onun eserlerine göz atmadan geri dönmek olmaz. Kendisiyle ortak bir tanıdığımız da çıktı. Ankara'dan çok sevdiğim Ali ağabeyimin de hat sanatıyla uğraştığını kendisine anlatırken bana soyadını söyleyince iki dakika durduk ve göz göze geldik... "Hat yaptığım bu kalemleri onun sayesinde aldım" dedi ve sessizliği bozdu. Bana da ismimi yazdığı bir hediye verip evime yolladı...

Eyüp'e doğru yeniden indiğim sırada iftar zamanı gelip çatmıştı... Kendime bir yer buldum... İftar zamanını bekledim. Eyüp sokakları pide kokusuyla buram buram doluyken, pek çok kişi de meydanın olduğu yere ve deniz kıyısına sofra açmış iftar zamanını bekliyordu. Derken Eyüp Camii'nden ezan sesi duyuldu ve herkes iftarını açtı... Güzel bir günü bitirmenin hüzünüyle birlikte eve doğru yol alırken "İyi ki de Ersin önermiş" diye mırıldandım...

Haftaya tekrar burada görüşmek üzere...

begumcelikkol@haberturk.com



Etiketler:
Bu Haberle İlgili Fotoğrafları Görüntüleyebilirsiniz.
Bu Haber Toplam 12324 Defa Okunmuştur.
Facebook hesabınızla yorum yapın, Onay Beklemeyin!
   
Henüz Bu Konu Hakkında Herhangibir Yorum Yapılmamış. Yorum Yapmak İstiyorsanız Tıklayınız!
Toplam Yorum Sayısı: 0

Copyright © 2006-2014 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
E-Posta: istanbulburda[@]gmail.com
Etik Anlayışımız! - Site Haritası