Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sultanahmet Meydanı’ndaki patlama ile ilgili açıklama yapıyor.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sultanahmet Meydanı’ndaki patlama ile ilgili açıklama yapıyor. Erdoğan, “Suriye kökenli canlı bomba eylemini şiddetle kınıyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının satırbaşları şöyle:
“Bölücü terör örgütüyle mücadelemizi kararlılıkla yürütüyoruz. Bölücü terör örgütü faaliyetlerinde teyakkuz halinde bulunmanızı istiyorum. Meydanı terör örgütüne, bölücülere bırakmamalıyız. Dünyanın birçok ülkesinde ikircilikli bir tavır ortaya konulduğunu biliyoruz. Buna rağmen bölücü terör örgütünün gerçek yüzünü göstererek kamuoyuna hakikati anlatmaktan başka çare yoktur. Kendilerine güya akademisyen diyen bir grup çıkıyor. Devletimize dil uzatıyor. Neymiş, “hak ve özgürlükler ihlal ediliyormuş.” Evet, terör örgütünün faaliyetleri yüzünden hak ve özgürlükler ihlal ediliyor. Bunu yapan terör örgütünün ta kendisidir. Yolları kazan, bomba tuzaklayan terör örgütüdür. Okulları, hastaneleri, camileri, işyerlerini yakarak, vatandaşlarımıza hayatı zehir eden terör örgütüdür. Evlere tüneller açan, vatandaşımızın hak ve özgürlüğünü ihlal eden yine terör örgütü. Kendisine akademisyen diyen güruh devleti suçluyor. Bununla yetinmeyip yabancıları Türkiye’ye çağırıyorlar. Bunun adı mandacılıktır. 100 yıl önce de aynı zihniyet vardı. 100 yıl önce de kendine aydın diyen, mandacı güruh vardı. İstiklal kazanarak bunlara hak edilen verilmişti. Bugün de üstelik çoğu maaşını devletten alan, cebinde bu devletin kimliğini taşıyan sözde aydınların ihanetiyle karşı karşıyayız.
Kürt sorunu yoktur. Kürt kardeşlerimizin sorunu vardır. Bunları oturur çözeriz. Biz 14 senede batıda ne varsa, doğuya taşımış, götürmüş bir iktidarız. Bu Kürt sorunu değildir, terör sorunudur. Bu aydın müsfetteleri, kalkıp devletin bir katliam yaptığından bahsediyor. Ey aydın müsfetteleri, siz karanlıksınız, aydınlık değil. Cahilsiniz. Bizler oraları kendi evimizin yolu gibi çok iyi biliriz. Bugün güneydoğunun her yanına üniversiteler, hastaler gitmişse, bölge zengin bir hale gelmişse bu bizim Kürt kardeşlerimize ne kadar değer verdiğimizin ifadesidir. Terör örgütü ne yapmıştır? Evler boşaltılıyor, bunlar evler arasında tüneller kazmak suretiyle terör estirdiler.
Hiç kimse Yasin Börü’yü konuşmuyor. Onu maalesef şehit ettiler. 6-7-8 Ekim tarihlerinde olan olayların faili kim? Orada 50 kişinin ölümüne sebep olan kim? Neredeydiniz sözde aydınlar? Sorunun bir tarafında millet ve devlet vardır, diğer tarafında teröristler vardır. O bildiriye imza atan isimleri bizden, zihinleri bizden olmayanları bir kenara bırakıyorum. Yabancı akademisyenleri Türkiye’ye davet ediyorum. Gel Türkiye’ye, A’dan Z’ye ne oluyor, ne bitiyor biz kendilerine anlatmaya hazırız. Devletin hukuku çiğnemesi mi, teröristlerin vatandaşının canına kast etmesi mi görsünler. Mesela ABD Büyükelçisi, Chomsky’i davet etsin. Diğer ülkelerdeki gönlü ve zihni açık akademisyenleri de çağıralım. Gerçekleri böyle aktarabileceğimize inanıyorum.
Terör meselesi ortadan gidilecek bir mesele değil. Ya devletin yanında olur, ya da teröristin yanında olursunuz. Güvenlik güçlerimizin yürüttüğü operasyonlar Kürt kardeşlerimizin geleceğini ve hayatlarını sağlamak amacıyladır. Kendilerine akademisyen diyen güruh gibileri Türkiye’nin muhatabı değildir. Bizim tek muhtabımız halkımızdır. Son terörist silahını bırakana ya da son terörist etkisiz hale getirilene kadar bu operasyonlar sürecektir. Bizim bu sözde akademisyenlerden izin alacak halimiz yok. Biz 78 milyonun can ve mal güvenliğini korumakla mükellefiz.
Bu devletin ekmeğini yiyip de, bu devlete düşmanlık eden herkes hak ettiği cezaya çarptırılmalıdır. Ne okulda, ne adiyede, ne maliyede hiçbir kurumda, kamu çalışanı olamaz. Böyle bir duruma müsaade edemeyiz. Bu milletimin de hissiyatıdır. Kamu kurumlarını hassas olmaya davet ediyorum.
Bölgemizdeki hiçbir ülke devletlerden devlet, hiçbir toplum da milletlerden millet değildir. Bizim bölgeye bakışımız güncel gelişmelerle sınırlı olamaz. Bizim kültür ve medeniyet anlayışımız tüm dünyaya aynı şekilde bakmamızı gerektiriyor. Bulunduğu yerde Türkiye’yi temsil eden her bir büyükelçi arkadaşımın da aynı heyecanla işine sarılmasını bekliyorum. Sizden asıl beklentimiz bu tarih, kültür ve medeniyet vizyonunu hayata geçirmeniz. Siz sıradan bir büyükelçi değilsiniz, siz bir tarihsiniz. O tarihi geleceğe taşıyacak varislersiniz. Bu tavır binlerce yıllık devlet geleneğimizin bir gereğidir. Ey sözde aydınlar Madaya’da olanlara ses çıkardınız mı? Balkanlardaki, Kafkaslardaki, Kuzey Afrika, Ortadoğu’daki kardeşlerimizin ülkemizin bayrağını gördüklerinde hissetikleri heyecanın sebebini çok iyi anlarız.
Bugün Türkiye dünyada en fazla yardım yapan devlet durumuna gelmiştir. Türkiye bu. Sıradan bir ülke değiliz. Dünün yardım alan, yardım isteyen Türkiyesi, bugün dünyada en zengin ülkeleri geride bırakan ülke haline geldi.Önümüzdeki dönemde yardımlarımızın 5 milyar doları bulmasını bekliyoruz.

Kaynak :Habertürk

YORUM YOK

CEVAPLA